Genel psikoloji - 3. Davranışların biyolojik temeli 1.1
[postlink]http://net4story.blogspot.com/2013/09/genel-psikoloji-3-davranslarn-biyolojik.html[/postlink]İnsan ve çevresi arasında sürekli bir etkileşim, hemen hiç kesilmeyen karşılıklı bir alışveriş vardır. Psikolojinin konusunu oluşturan davranışlar ve iç yaşantılar bu karşılıklı alışverişten meydana gelir.
Orneğin, sokakta yürürken arkanızdan kulağınıza tanıdık bir ses gelir, döner ve bakarsınız. Bir arkadaşınızın yanındakilerle konuşarak yürüdüğünü görürsünüz. Bu rastlantıdan hoşlanırsınız. Arkadaşınızla göz göze gelir ve selamlaşırsınız. Aklınızdan arkadaşınızın yanındakilerle nereye gittiği geçer. İçinizde onunla beraber olmak isteği uyanabilir. Nereye gittiklerini sorarsınız, arkadaşınız kantine kahve içmeye gittiğini söyler ve sizi davet eder. İşte kısa bir yaşantı raporu.
Burada düşünsel, duygusal ve sosyal davranışların birbiriyle ilintili olarak nasıl meydana geldiğini gördüğümüz gibi, çevreden gelen etkilerin nasıl birtakım içsel yaşantılara yol açtığını, bunların nasıl çevreyi ya da çevredeki insanları etkileğini görüyoruz. İnsan davranışlarının anlaşılması ve yorumlanması kolay değildir. Çünkü her davranışı ve yaşantıyı etkileyen çok çeşitli etmenler vardır.
DAVRANIŞlARIN KARMAŞIKLIĞI
İnsan davranışlarının en çnemli özelliklerinden birisi, bunların çok nedenli ve karmaşık oluşudur.
Her olayın ondan önce gelen birtakım koşulların sonucu olduğuna, determinizm ilkesi açıklanırken değinildi.
Örneğin, dans müziği duyan bazı kişiler, ayakla veya parmakla tempo tutarlar. Üşüyen insan arkasına hırkasını giymeyi düşünür.Güzel bir manzara iç ferahlığı verir. Tanıdığımız bir kimseyi gördüğümüz zaman gülümser ve selam veririz. Ama insan davranışları çok kompleks olduğunu için olaylar arasındaki ilişkiler, her zaman bu kadar kolaylıkla görülmez. Psikolojide davranışların önkoşullarına uyarıcı ve uyarıcılara karşılık meydana gelen davranışlara tepki denir. Böylece psikolojide neden-sonuç ilişkileri, yani önkoşullar ve bunları izleyen, uyarıcı-tepki(u-t) formülü ile açıklanır.
Orneğin, sokakta yürürken arkanızdan kulağınıza tanıdık bir ses gelir, döner ve bakarsınız. Bir arkadaşınızın yanındakilerle konuşarak yürüdüğünü görürsünüz. Bu rastlantıdan hoşlanırsınız. Arkadaşınızla göz göze gelir ve selamlaşırsınız. Aklınızdan arkadaşınızın yanındakilerle nereye gittiği geçer. İçinizde onunla beraber olmak isteği uyanabilir. Nereye gittiklerini sorarsınız, arkadaşınız kantine kahve içmeye gittiğini söyler ve sizi davet eder. İşte kısa bir yaşantı raporu.
Burada düşünsel, duygusal ve sosyal davranışların birbiriyle ilintili olarak nasıl meydana geldiğini gördüğümüz gibi, çevreden gelen etkilerin nasıl birtakım içsel yaşantılara yol açtığını, bunların nasıl çevreyi ya da çevredeki insanları etkileğini görüyoruz. İnsan davranışlarının anlaşılması ve yorumlanması kolay değildir. Çünkü her davranışı ve yaşantıyı etkileyen çok çeşitli etmenler vardır.
DAVRANIŞlARIN KARMAŞIKLIĞI
İnsan davranışlarının en çnemli özelliklerinden birisi, bunların çok nedenli ve karmaşık oluşudur.
Her olayın ondan önce gelen birtakım koşulların sonucu olduğuna, determinizm ilkesi açıklanırken değinildi.
Örneğin, dans müziği duyan bazı kişiler, ayakla veya parmakla tempo tutarlar. Üşüyen insan arkasına hırkasını giymeyi düşünür.Güzel bir manzara iç ferahlığı verir. Tanıdığımız bir kimseyi gördüğümüz zaman gülümser ve selam veririz. Ama insan davranışları çok kompleks olduğunu için olaylar arasındaki ilişkiler, her zaman bu kadar kolaylıkla görülmez. Psikolojide davranışların önkoşullarına uyarıcı ve uyarıcılara karşılık meydana gelen davranışlara tepki denir. Böylece psikolojide neden-sonuç ilişkileri, yani önkoşullar ve bunları izleyen, uyarıcı-tepki(u-t) formülü ile açıklanır.
0 yorum:
Post a Comment